Abone Ol

Schumann Rezonanslarını anlamak!

Yazıyı Paylaş

Dünya'nın elektromanyetik uyumu olan ve yeryüzünün “kalp atışı” olarak da bilinen Schumann Rezonanslarını keşfediyoruz.

Schumann Rezonansı, Dünya’nın elektromanyetik alan spektrumunun son derece düşük frekans (ELF) aralığında bulunan bir dizi spektrum zirvesini içerir ve gezegenimizin doğal ritimlerine dair bize ilginç bir pencere sunar. İlk kez fizikçi Winfried Otto Schumann tarafından 1952’de hipotezlenen bu rezonanslar, Dünya’nın yüzeyi ile iyonosfer arasında, elektromanyetik dalgalar için bir kılavuz görevi gören bir boşluk oluşturur. Ağırlıklı olarak yıldırımların tetiklediği Schumann Rezonansları, birkaç farklı frekansta ortaya çıkar ve en belirgin zirve genellikle 7.83 Hz (Hertz) civarında meydana gelir. Fiziksel sonuçlarının ötesinde, bu Schumann Rezonansları hava durumu tahminleri, üst atmosfer çalışmaları ve hatta insan sağlığı ve davranışıyla spekülatif bağlantılara dair potansiyel uygulamalarıyla ilgi çekmektedir.

Son yıllarda, Schumann rezonanslarında dikkate değer değişiklikler nedeniyle, özellikle daha yüksek frekanslarda artan pikler konusunda tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu tür dalgalanmalar gerçekten meydana gelebilir ancak bu fenomenleri etkileyen çeşitli faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir:
1. Güneş Aktivitesi: Güneş patlamaları ve artan güneş rüzgarı, iyonosferi etkileyerek Schumann rezonanslarını değiştirebilir ve iyonlaşma seviyelerini etkileyebilir.
2. İyonosfer Koşulları: Güneş etkinliğinden ve atmosfer dinamiklerinden etkilenen iyonosferin kalınlığı ve yoğunluğundaki değişiklikler, rezonans frekanslarında günlük değişikliklere neden olabilir.
3. Yıldırım: Schumann rezonanslarının ana tetikleyicisi olan yıldırım düşmesinin, küresel dağılımındaki değişiklikler, gözlenen rezonans yapılarını önemli ölçüde etkileyebilir.

Bilimsel çalışmaların amacı ne?
Schumann rezonansları etrafında dönen tartışmalar genellikle spekülatif alana kayar, özellikle de insan sağlığı ve bilinç üzerindeki iddialar söz konusu olduğunda. Başka bir deyişle insan sağlığı ve bilinci üzerine, iddia edilen etkileri belirsiz ve tahminlere dayalı bir zemine dayanıyor. Rezonanslar gerçek bir fiziksel olguyu temsil ederken, daha geniş etkilere dair iddialar, genellikle güçlü bilimsel destekten yoksundur.

Bu frekansların izlenmesine yönelik bilimsel çalışmaların temel amacı, insan davranış sonuçlarını tahmin etmekten ziyade çevresel dinamikleri anlamaktır. Dolayısıyla bu tür verilerin yorumlanması, kurulmuş fiziksel çerçeveler içinde dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.

“Fiziksel sonuçlarının ötesinde, bu Schumann Rezonansları hava durumu tahminleri, üst atmosfer çalışmaları ve hatta insan sağlığı ve davranışıyla spekülatif bağlantılara dair potansiyel uygulamalarıyla ilgi çekmektedir.”

Bu frekanslarla nasıl uyum sağlarız?
Doğayla temas: Kentsel ortamlardan uzak, doğal alanlarda zaman geçirmek, daha yüksek frekanslı elektromanyetik alanlara (EMF) maruz kalma miktarını azaltır ve bu da Schumann rezonansları da dahil olmak üzere doğal dünya frekansları ile daha fazla uyum içinde olmayı sağlar.

Topraklanma: Bu uygulama, fiziksel olarak Dünya’nın yüzeyi ile temas kurmayı içerir. Çimde veya toprakta çıplak ayakla yürümek gibi. Dünya ile fiziksel ve elektriksel olarak bağlantı kurmayı amaçlar. Bu uygulamanın, vücuttaki serbest radikalleri nötralize etmeye ve inflamasyonu (iltihap) azaltmaya yardımcı olabileceği ve teorik olarak bedenin ritimlerini Dünya’nın doğal frekansları ile uyumlu hale getirebileceği öne sürülmektedir.

Meditasyon ve gevşeme egzersizleri Doğal ritimlerin farkındalığını içeren meditasyon/gevşeme egzersizleri veya Schumann frekanslarına ayarlanmış binoral ritimler kullanma, sakinlik ve rahatlama sağlar. Bu da frekanslarla senkronizasyona yardımcı olur.

Binoral ritimler dinleme: Bazı insanlar, Schumann rezonanslarını taklit eden binoral ritimlerin ses kayıtlarını kullanır. Kulaklıkla dinlendiğinde, bu sesler doğal frekanslarla daha yakın uyum sağlayabilecek durumları tetiklemeye yardımcı olur, böylelikle rahatlama ve odaklanmayı artırır.

Schumann Rezonans jeneratörleri: Schumann Rezonans jeneratörleri olarak pazarlanan cihazlar bulunmaktadır. Bu cihazların ise; binaların dış etkilerden korunması için sağladığı ekranlama etkileri nedeniyle, normalde iç mekanlarda daha az belirgin olan bu rezonansın etkilerini taklit etmeye yardımcı olmak için 7.83 Hz frekansı yaydıkları savunulmaktadır.

Önemli bir hatırlatma
Bu uygulamalar, bazı sağlık ve iyilik topluluklarında popüler olmasına rağmen, Schumann rezonansları ile uyumun sağlık yararlarını destekleyen bilimsel kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle, bunlar genellikle kanıtlanmış tıbbi tedavilerin alternatifleri değil; tamamlayıcı yaklaşımlar olarak kabul edilmelidir. Sonuç olarak, Schumann rezonansları ile insan sağlığı arasındaki karmaşık etkileşimi açıklığa kavuşturmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

İlgili Ürünler

Centropix Bubble² – Frekans Destekli Topraklanma Kolyesi

Yazıyı Paylaş

Okumaya devam et…

Çok yönlü bir element; hidrojen!

Hücrelerin gençleşmesini destekleyen hidrojen aynı zamanda, DNA’yı onarıyor, enerji üretimini artırıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Sağlıklı ve daha genç bir yaşamın anahtarını sunan bu küçük ama büyük etkiye sahip element radarımızda!

Devamını oku »

Yasal Uyarı
Web sitemizdeki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Metinlerimizde tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Longevilab'e Abone Ol

Haber bültenimize abone olun ve güncel kalın.